Zikrettin Karaca
Kültür Abidesi Dadaşların duayeni
ŞAİRLERİN MİLLİ RUHA KATKILARI
Yer yüzünde insan topluluklarının millet halinde ,
yaşamalarını sürdürmekte olduğu tarihi bir gerçektir.
Her insan kendi varlığını sürdürmek için devamlı çalışmak,üretmek,insanlarını mutlu kılmak için yaşar.bu çalışma azmi eğer kutlu bir kaynaktan beslen messe,o
milletin insanlarında daha sonra yılgınlık belirir.bu yılgınlıkta geri kalmayı,kendi kendine yeterli olmamayı beraberinde getirir.Dahada kotüsü kendi milletini başkalarının kölesi durumuna sokar ki,bu insanlık için utanç verici bir hadisedir.
Bizde,insanlık tarihine ve şanlı türk tarihine bakarak yüce milletimizin her alanda daha ileriye götürülmesini sağlayacak yetişmiş insan kadrosunu oluşturmak durumundayız.yetİştirilen kalifiye insan kadrosunun yanında,milli ruhu,milli kaynaklardan besleyecek kültür-sanat adamlarınada ihtiyaç vardır.
Milletler kendi aydınlarını yetiştirir,milli iradeyle beslenmelerini sağlarsa,o millet başkalarının kölesi olmaktan kurtulur.kendi iradeleri döğrultusunda hayatını idame ettirir.
Bizde Türk mileti olarak emperyaliz,m,den kendimizi korumak için önce kendi milli değerlerimize,ahlak nizamımıza sahip cıkarak,milletimizi yabancı kültür saldırılarından korumak zorundayız..Bunun içinde kendi milli kültür kaynaklariyla beslenen,kültür-sanat kadromuza,da sahip çıkmalıyız.
Medeniyet ve kahramanlık ruhunun temsilcileri olan Türk gençliği her alanda yüce milletimizin yükselişinde fatihler, mete hanlar,Bilge kağanlar gibi çalışmak,azmini ruhlarda taşımak zorundayır
Gençliğimizin şunu iyi bilmelidir,ki,düşünmeyen,üretmeyen medeniyetler gerilemeye,yıkılmaya mahkümdur.tarih bunların enkazlarıyla doludur.
Milli ruhu besleyen bir önemli kaynakta,şairlerin şiirleridir.Tarihte milletimize kahramanlık şiirleri söyleyerek savaş meydanlarında milli hislerin tazelenmesini sağlayan ozan şairlerle doludur.
Günümüzde şiir yazan az,okuyan az olduğundan şair az yetişiyor,yetişenede sahip çikılmiyor.bundan böyle eminimki,ana dolunun yaşattığı ,efendilik ve baş eğmezlik ruhuyla yoğrulan gençliğimiz şairlerimize sahip çıkacaktır ve onların yanındadırlar. 09052008.
UYANIK OLMAK LAZIM
Bilim ve teknikte baş döndürücü gelişmelere sahne alan çağımız,maddi hayatımızı düzenleyici ve kolaylaştırıcı imkanlar sunmasına karşılık,tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar insanlığı ruhi tatminsizlikler ve buhranlarla başbaşa bırakılmıştır.yuzyılımızın insanlarını çok acı tecrübelerle de olsa artık anlamıştır ki,dini ve ahlaki temellerden yoksun teknoloji, insanlığın hizmetine sunulup, ona yararlı olmak yerine,insanlığı sonu gelmez emeller zincirinde adete kendisine köle yapmakla ve hizmetine almaktadır.
Bu gerçek dünyamızı Doğu-Batı ayrımı olmaksızın kuşatmakla beraber tabi olarak gelişmiş ülkelerde daha keskin biçimde hissedilmiştir. Maddi ve manevi planda oluş çilesi çeken milletimizin bu girdabın hangi safhasında olduğu tartışıla bilir.Fakat tartışmadan uzak tutabileceğimiz bir gerçek vardır ki,o da,Milletimizin de bu buhran döneminden fazlasıyla etkilendiği ve her yönüyle bir fetret döneminin içine girmiş olduğudur.
Tarihin benzer dönemlerinde olduğu gibi milletimizi ve insanlığı,ruhi dirilişe hazırlayacak ve içinde bulunduğu bunalımdan kurtaracak olan yol gönül sultanlarının yolu olacaktır. Bu gönül sultanları kızıl elma ülküsüne ilahi bir misyon yüklüyerek,şanlı milletimizin bitmez-tükenmez enerjisini islam,la meczedip,kızıl Elma,ya gerçek anlamını kazandırmıştır.Bu ruh milletimizin fert ve cemiyet planında kemala ermesine vesile olmuştur.
Millet olarak kaybettiğimiz mükaddes emeneti ve misyonu ancak gönül sultanlarının ruh pınarında ve anlayışında yakalayabiliriz..
Bu sebeple,Hoca ahmet yesevi,yi Mevlana,yı Yunus Emre,yi ve Haci bektaş veli,yi geçmişteki tazeliğiyle yaşatmak ve yeni bir diriliş hamlesinin çilesine talip olmakla mükellefiz.
Yeni oğuz Nesli-nin Türk milli şuurundan,İslam Ahlak ve faziletinden zerre taviz vermeden,Bu diriliş hamlesini,yeni bir Ergenekon,u başlatması temennisiyle`, ALLAHA,A Emanet Olun.Zikrettin KARACA.07.06.2008
FATMA BACI
Sen anlat fatma bacı,
Ellerindeki çatlakları nasır ve göz yaşlarını,
Kirpiklerine kadar çamurla savaşıp,
Bir lokma ekmeğin zorluğunu,
Sen anlat fatma bacı,
Doğallığın ne olduğunu,
Güneşin batışını ayın on dordünü,
Tosyada pirincin nasıl ayıklandığını,
Beşikteki bebeğin kutsallığını,
Anlat corak topraklarla uğraşmayı,
Martıları,kuşların kanatlarını sen anlat,
Gecenin karanlığını hatta gün işiğinı,
Son baharı güzü ağüstos sıcağını,
Sen bilirsin vatanın ne olduğunu,
Hepsi senin hakkın be bacı,
Gülmek eylenmek hatta haykırmak,
Ama ne çare güldürmüyorlar bu güzelim insanları,
Ne dersin fatma bacı,
Bizim neyimiz eksik onlardan,
Onlar beşinci kattaki planlardan,
Bizse bu fanideki yalanlardan,
Bizler çok şükür böyle mutluyuz,
Onlar yanlız bügünse,
Biz ebediyen umutluyuz.
Boş ver be fatma bacı,
Çalsın yine yayığın cıngırdağı,
Salı ver yayığa doldur bardağı,
Onlara deve görünür elin ördeği,
Bizim kazımız bize yeterde artar bile.
17 Ağüstos 1999 Deprem
Körpecik bedeni salı vermiş iki kolu iki yana,
Bahar kız ağlıyor,babam,kardeşim biricik anam,
Bimağı kurumuş bedbah betonlar arasında,
Ey hak sana yalvarıyorum duy sesimi derinden,
Ayırma beni eşim dostum yarım ve diyarımdan,
Biz neler gördük,sel baskını,yangın terör beterinden.
Yine şikayetçi değiliz yarap o ne kelime,babam
Erzincanı,adanayı,erzurum,karsı sallayan tabiki onlarda insan.
Şimdiyse sıra bende baba,izmit,yalova,bursa belkide vanda,
Bugün istanbul yarın kim bilir hepsi acı hepsi bir vatan.
Körfezde alevler yükseldi,gölcükte nameler,
Sallandıkça yıkıldı istanbulda minareler,
Mihrap parçalandı,şadırvanlar amansız,
Hazırlıklı olmak lazım kalmayalım zamansız,
Denizin karaya vurması gerekirken kara denize vurdu,
Deniz al kan oldu nehirler ak,bu neyi hatırlatır hele bir bak,
Gök kübbeden uzunca denize dikilen al BAYRAK,
Bir iki şeyi hatırlatır o an biri kur,an diyarı yaradan
BERABER
Nakış,Nakış ilmek,ilmek kilim misalı,
Beraber dokuduk ordük beraber,
Türkü,kürdü,lazı,gürcü,çerkezi,
Beraber ağladık güldük beraber.



del.icio.us
Digg
Yorumlar (7 Gönderilenler):
Yorum Gönder